2872 sayılı Yeni Çevre Kanunu; canlıların bir arada yaşadığı ortak alan olan çevrenin sürdürülebilir halde olabilmesi açılarından korunmasını sağlamaktır. Çevrenin korunması terazinin bir kefesinde ne kadar önem taşıyorsa; diğer kefede de dünya ticaretinin ve dolayısıyla yaşama dair standartların yükselmesi gibi gelişmeler vardır. Ve bu iki kefe ağırlık bastırmada adeta birbiri ile yarışmaktadır.

Konu çevre koruma hareketi olunca toplum bilinçlenmesi de dikkat çekici bir hareketlilik haline gelir. Bu hareketliliğin, bu bilinçlendirme görevini üstlenmek denildiğinde ise işletmeler gelmelidir.

Nakliyat Firmalarının Çevre Kanununa Uyumu
Çevre Kanuna Uyum Düzeni

Çevre Koruma Yasaları

Küresel anlamda bir rekabet ortamı içinde olmak işletmelerin dünyasında var olan bir gerçektir. Bu rekabete rağmen uyması gereken çevre kanunu yasaları ve çevre korumacılığının benimsenmesi durumu oturmak zorundadır. Çevre Kanunu’na uygunluk gerek Türkiye’de gerekse Avrupa Birliği standartlarında ciddi bir inceleme altındadır. Net olan şey çevre koruma bilinci ne kadarı işletmelerin sorumluluğu altında olmaktadır sorusunun cevabıdır.

Konu çevre koruma olunca; denizler, hava, bitkiler, toprak, doğal yaşam her bir alanın korunması akla gelmektedir. Çevre kirliliği; havanın kirliliği, suyun, toprağın ve atıklardan kaynaklı kirlilikler diye ayrıştırılır. Bunlardan atıklardan doğan kirlilik; endüstriyel alandaki her atığı kapsamaktadır. Çevre politikasının hedef noktası insanların sağlıklı yaşayabilecekleri çevreyi korunaklı, güvence altına tutabilmektir. Bu da insanların faaliyetlerinden kaynaklı zararları kapsar.

Çevre Politikasının İlkeleri Nelerdir

Çevre politikasının ilkeleri; kirleten öder ilkesi, özen gösterme ilkesi ve iş birliği ilkesidir. Bunlardan kirleten öder ilkesi tamamen çevrenin korunması ve bu sorumluluğu taşımak üzerine endekslidir. Kirleten ya da çevreye zarar veren kişi ya da kurum hedeftir. Özen gösterme ilkesi ise çevrenin zararlardan etkilenmeden önce önlemeyi ve dolayısıyla korunmasında önayak olunmasını kullanım açısından değerlendirmesidir.

Her bireyin sağlıklı ve her şeyden önce dengesi bozulmamış bir çevrede yaşama hakkı mevcuttur. Bu hakkı kimsenin yok etme hakkı yoktur. Çevre geliştirilmeli, çevre sağlığı korunmalı, çevre kirlenmesi önlenmelidir. 2872 sayılıÇevre Kanunu’nda; ilkeler, yükümlülükler, yasaklar, sorumluluklar ve yaptırımları kapsar. Yapılan faaliyetler ile çevre kirliliğine sebep olmak, ekolojik dengeyi bozmak yeni çevre kanunu çerçevesinde yaptırımlara hazır olunması demektir.

Ekonomik Faaliyetler ve Çevre Korunması

Ekonomik faaliyetlerin faydası her ne olursa olsun, çevrenin korunması, bozulmasının önlenmesi olmazsa olmaz kurallardır. Kirlenmeyi durdurmak, etkilerini azaltmak ya da önlemek şart olandır. Buna uyulmadığı takdirde faaliyetlerin durdurulmasına kadar ceza yaptırımları söz konusudur.

Yeni Çevre Kanunu kapsamında çevre ve insan sağlığına zarar verici her etki, her tehlike yaratan durum, faaliyetlerin süresiz durdurulmasına kadar cezalandırılır. Bu cezalandırmalar çevre korunmasında çok daha bilinçli olmaya, duyarlılığa doğru ilerlemektedir. Çevreyi kirletenler ya da zarar verenler Çevre Kanunu’na göre tam kusurlu ve yapılan sorumsuzluktan dolayı suçlu olurlar.

Yeni Çevre Kanunu’nda Çevre Korunması İlkesi

Çevresel anlamda her değerin, ekolojik dengenin bozulmaması, yok olmaması için gerekli önlemlerin alınması, sorun varsa giderilmesi, iyileştirilmesi ve çevre kirliliğine yönelik her durumun önlenmesi için çalışmalar yapılması demektir.

Bir ülkenin kalkınması ve beraberinde sürdürülebilir yapısını devam ettirebilmesi demek; ancak dengesi bozulmamış bir çevre mümkündür. Bu bilinç kapsamında doğa ve çevre korumacılığı temel görevdir. Biz evden eve nakliye şirketi olarak sektörce oluşabilecek riskleri önceden tespit ederek ve bize düşen görevi yerine getirerek sektörümüzü ayakta tutmayı misyon edinmiş bir firmayız.

Çevre Kanunu'na Uyum
Çevre Kanunu’na Uyum

İşimizin hiçbir sürecinde çevreye zarar verecek ekipmanlar kullanmadan hizmet vermekteyiz. Çevreye duyarlılık politikamızdan asla ödün vermeyen firma yapımızla sektörde dimdik ayakta durabildiğimiz aşikardır. Ve bilincimiz tamdır ki; yaşanabilecek bir dünya için doğa ve çevre korunması ve çaba sarf edilmesi yolunda hemfikiriz.

Yeni Çevre Kanunu’na göre; sistemin verdiği her detayı sektörümüzde öncü olarak kullanmak, bilinçlendirmek birinci görevimiz halindedir. Kaynaklarımızı ne kadar korursak; çevre yönetimi ile işimizi aynı platformda olduğunun farkındalığına varırız. Çevre dostu malzemelerle, her zaman destekleyici kurumsal firmalar olursak, faaliyetlerimizi kanunlar çerçevesinde ve yükümlülüklerini yerine getiririz. Gelecek nesille faydamızı şu an bile görmekteyiz. Biz doğal kaynaklarımız etkin olmak üzere her zaman en verimli, en destekleyici tavrımızla her zaman ilkeli her zaman öncü bir firmayız.

Evden eve nakliyat firmalarının yeni düzenlenen Çevre Kanunu’na uygun değişiklikler yapması kaçınılmaz olmuştur. Sosyal farkındalık ve duyarlılık konusunda hassas olan Korkmazoğlu Evden Eve Nakliyat firması, Greenpeace Türkiye, Tema ve Doğal Hatayı Koruma Vakfı olmak üzere çeşitli bir çok vakıf ve organizasyona düzenli desteğini aksatmamaktadır. Bunların yanı sıra şirket olarak kendi içimizde de çevre dostu materyaller ve sistemler kullanmaya hep çok özen gösterdik.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği yeni Çevre Kanunu’nun herhangi bir evden eve nakliyat firması için ne tür gereklilikler getirdiğini bu yazımızda sıralayacağız. Şirketimizde eşya paketlenmesinde geri dönüşümlü malzemelerin kullanılması, sıfır atık prensibine geçilmesi, evden eve nakliyat ’ta kullandığımız araçların egzoz emisyon değerlerinin kontrol edilmesi başlıkları altında uyguladığımız yöntemleri açıklayacağız.

Mert Korkmazoğlu

1990 yılından beri evden eve nakliyat ve eşya depolama hizmetini sizlere sunmaktayız.

Bir cevap yazın